Mersin’in Aydıncık ilçesinde kanalizasyonun arıtma işleminden geçirilmeden denize bırakılmasına isyan eden Aydıncık Kent Gelişimi Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (AGİKDER), eylem kararı aldı.
Haber Merkezi
Mersin Aydıncık’ta ilçe merkezinde kanalizasyon suyunun herhangi bir yeterli arıtma işleminden geçirilmeden denize bırakılmasına tepki büyüyor.
AGİKDER SORUNU TAKİPTE ISRARCI
Yetersiz altyapı sorunu yıllardır çözülmeyen ilçede son olarak kanalizasyon suyunun herhangi bir yeterli arıtma işleminden geçirilmeden denize bırakılması bölge sakinlerinin ayağa kaldırdı.
Konuyu kent gündemine taşıyarak yetkilileri göreve çağıran Aydıncık Kent Gelişimi Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (AGİKDER), mücadeleyi büyütme kararı aldı.
AGİKDER Yönetim Kurulu, “Sorumluları halkımızla birlikte tespit ediyoruz. Lağım suyu deşarj noktasında kentine sahip çıkanlarla buluşuyoruz” çağrısıyla yönetim kurulu toplantısını kanalizasyon atığı bırakılan alanda yapma kararı aldı.
SORUMLULAR TESPİT EDİLMELİ
Aydıncık Merkez Mahallesi, Balıkçı Barınağı ile Nazilli Plajı arası, atıksu deşarj noktasında 31 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat: 17:00’de yapılacağı bildirilen toplantı ile ilgili dernekten yapılan açıklamada, “Kentin merkezinde yeterli arıtma yapılmadan denize deşarj edilen lağım suyunun yarattığı çevre kirliliğini hiçbir kurum sahiplenmemiş, çözüme yönelik atılan adımlar sonuçsuz kalmıştır. Bu nedenle Yönetim Kurulu toplantımızı atıksu deşarj noktasında yapmak suretiyle konuya dair farkındalığı tekrar artırmayı ve sorunun kaynağı ile sorumlularının tespit edilmesi sürecine somut bir katkı sağlamayı amaçlamıştık.
Sahada, sorunun kaynağında yaptığımız Yönetim Kurulu toplantımızda; çözüme yönelik bugüne kadar yaptığımız girişimler gözden geçirilmiş, Çevre Kanunu, İSKİ Kanunu, Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Yüzme Suyu Kalitesinin Yönetimine Dair Yönetmelik vb. mevzuat incelenmesi sonuçları değerlendirilmiştir.
SORUMLULUK BÜYÜKŞEHİR’DE
Mevzuat açısından değerlendirme sonuçları: Atık suların arıtılmadan alıcı ortama, denize verilmesi kanunen yasaktır. Çevrenin korunması ve bu yönde politikalar oluşturmak, koordinasyonu sağlamak ve denetlemek Çevre Bakanlığının görevidir.
Büyükşehirlerde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek Büyükşehir Belediyesine bağlı su idarelerinin görev ve sorumluluğundadır.
İnsan sağlığını korumak amacıyla denizlerde yüzme suyu kalitesini düzenli olarak izleme görevi ise sağlık bakanlığındadır.
“ÇEVRE KİRLİLİĞİ KONULARINDA SORGULAYICI BİR TUTUM İÇİNDE OLMAK KANUNİ GÖREV VE SORUMLULUKTUR”
STK’ların ve vatandaşın çevre kirliliği konularında sorgulayıcı bir tutum içinde olması kanuni görev ve sorumluluk olup idare ve belediyelerin, STK’larla işbirliği içinde olmaları da kanuni bir zorunluluktur. Yapılan değerlendirmelerimiz sonucunda; gündemimizdeki çevre kirliliğinde birinci derece sorumlu kurum tespitine yönelik 7 kişilik yönetim kurulu oylama sonuçları şu şekildedir.
Gerekli arıtma tesisi kurmayan, kurulu olanları devralıp işletmeyen ve bunların bakım ve onarımını yapmayan Mersin Büyükşehir Belediyesi-Meski, gerekli koordinasyon ve denetimi sağlamayan Çevre Bakanlığı, öncelik insan olması gerektiğinden yüzme suyu kalitesi açısından gerekli denetimi yapmayan Sağlık Bakanlığıdır. Yönetim kurulumuzun oylaması sonucunda sorumluluk sıralamasının netleştirilememesi nedeniyle birinci derecede sorumlu kurumun tespitinde, Çevre Kanunu’nun vatandaşa verdiği katılım hakkının bir gereği olarak halkımızın görüşünün alınması kararı verilmiştir.
HALKA DESTEK ÇAĞRISI
Bu nedenle, lağım suyu deşarj noktasında yukarıda belirtilen gün ve saatte kurumların sorumluluk sıralamasının belirlenmesinde kendi görüşünü belirtmek isteyen vatandaşları, hakkını savunmak ve talep etmek isteyenleri, çevre dostlarını, bu sorundan en fazla mağdur olan Merkez mahallesi sakinlerini, deşarj alanındaki nazilli plajından yararlanan / yararlanamayan tüm halkımızı açık hava toplantısına davet ediyoruz” denildi.
